Dünya Futbolu

Dünya Futbolu (194)

Adriano 17 Şubat 1982 yılında Rio de Janer­io’nun dışında yer alan Vila de Cru­zerio’da dünyaya geldi. Bu bölge fakirlik ve ciddi sosyal problemlerin yaşandığı bir yerdi. Böyle bir yerde futbolla tanıştı Adriano. ‘’Mahallede çoğu zaman sıkıştırılmış selo bant­larından yaptığımız topla futbol oynardık, tekniğimiz de böyle gelişmişti. Tek eğlencemiz futboldu, ama kimsenin böyle bir ortamda büyümesini istemem’’ diyordu Adriano.

Fransız Baron Pierre de Coubertin “Olimpiyatlar yeniden canlandırılsın” önerisi ile ortaya çıkınca, çevresindeki pek çok insan bıyık altından gülüp “Düş Dünyası’nda gezen adam” damgasını vurmuştu.

Başlıktan sanırım bir Sevilla’lı faal futbolcudan veya yolu o kulüpten geçmiş bir kişiden bahsedeceğimizi sandınız ancak değil. Bu yazının konusu Endülüs’ün en popüler takımından değil ezeli rakibinden olacak. Sevilla’dan popülerlik, güç, teknik, saygınlık anlamında geri kalan  -Betisliler kızmasın gerçek şu anda bu-  Betisli Ruben Castro’dan bahsedeceğiz.

Şehrin mavi yakasının son dönemlerdeki başarısı, üstüne üstlük Pep Guardiola gibi üst düzey bir teknik adamla anlaşması; son zamanlarda büyük bir düşüş içerisinde olan ancak hem Mourinho gibi bir üstadı koltuğa oturtan hem de Zlatan gibi bir süper yıldıza imza attıran şehrin kırmızı yakasında alevlenen umut, tekrar bütün gözleri Manchester çarpışmasına çevirdi.

Yıllardır tutsak Kudüs, kan revan içinde Filistin. Her namuslu insan gibi hissediyoruz Filistinlilerin öfkesini, gözyaşını, matemini, haykırışını. Çünkü biliyoruz ki Filistin davasında iki seçenek var önümüzde: ya görmezden gelip sırtımızı döneceğiz insanlığa ya da dünya üzerinde beraber yaşadığımız bu insanlar için bir adım atacağız. 

Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız dünyanın büyük bir çoğunluğundan daha fazla imkâna sahipsiniz demektir. Dünyada açlıkla ve sefaletle mücadele eden milyonlarca insan var ve çoğumuzun umursamadığı şeyler bu insanların hayallerini oluşturuyor.

Küçük Leicester'ın büyüklere kafa tuttuğu, onları alt ettiği, Trabzonspor'un tarihinin en kötü yenilgilerini aldığı, Simeoneli Atletico'nun yeniden herkese ecel terleri döktürdüğü, Bayern'in bir kez daha Şampiyonlar Liginde yarı finalde elendiği renkli bir futbol sezonunun kapanışı çok kötü bir şekilde Fransa'daki Avrupa Şampiyonasında yapıldı. Dört sene boyunca beklediğimiz Avrupa Şampiyonası bize umduklarımızı verememiş, pek çok kez televizyon karşısında uyuklamamıza sebep olmuştu.

Tartışmasız dünyanın yetiştirdiği en iyi futbolculardan biri Lionel Messi.

24 Haziran 1987'de Arjantin'in Rosario şehrinde bir erkek çocuk dünyaya gelmişti, o çocuğun Dünya futbol tarihini kökten değiştireceğini kim bilebilirdi ki? Futbola 8 yaşında Rosario şehrinin takımı olan Newell's Old Boys'da başladı. Henüz 13 yaşında ailesi, Messi'nin büyüme hormon eksiklik tedavisi görmesi ve futbola Barcelona'da devam etmesi için İspanya'nın Barcelona şehrine taşındı.

Sayfa 5 / 25