EURO 2000 | İtalya – Hollanda

Euro 2000 başlamadan önce ağır favori Fransa’ydı… Uzman yazarlar Fransa’nın ardından Cruyff sonrası gelen en iyi jenerasyon olarak adlandırdıkları Hollanda kadrosunu ağır favori olarak görüyorlardı. Üstelik ev sahipliği avantajı da Hollanda’daydı. Tabii İtalya, Almanya, İngiltere de kupanın diğer favorileri olarak adlandırılıyordu.

Biz bu yazıda turnuvanın nasıl geçtiğini anlatmayacağız. Sizi 29 Haziran 2000 tarihine, Amsterdam Arena Stadı’na  götürüp turnuvanın en iyi maçı olan ve Avrupa futbol tarihi klasiklerine geçen maçı tekrar hatırlatmaya çalışacağız…

İtalya ve Hollanda yarı finalde karşı karşıya geleceklerdi. Dino Zoff, genç Hollandalı Frank Rijkaard’a karşı.

İtalyanlar; Toldo;Zambrotta-Cannavaro-Nesta-İuliano-Maldini; Di Biagio-Fiore-Albertini; Del Piero ve İnzaghi onbiriyle sahada yer alırken Ev sahibi Hollanda ise Van der Sar; Bosvelt-Stam-F.De Boer-Van Bronckhorst;Overmars-Cocu-Davids-Zenden;Bergkamp ve Kluivert ile sahadaki yerini almıştı…

İki takımda klasik formalarıyla sahadaydılar.Mavi ve Turuncu renklerin güzelliği sahanın yeşil çimenlerin üzerinde ayrı bir güzellik katıyordu o güne…Tribünlerde çoğunluk doğal olarak ev sahibi Hollanda lehine. Prtakallar Euro 88 sonrası bir final ve Fransa karşısında alacakları kupanın hesabını yapıyorlardı ama o gün belki de bu maçın tarihe geçeceğini bilmiyorlardı

İtalyanlar Zambrotta’nın 34.dakikada kırmızı kart görmesiyle uzatma dakikaları dahil tam 86 dakika bir kişi eksik oynadı. Maç içinde Hollanda’nın 3 topu direkten döndü. Bu şanssızlık yetmezmiş gibi De Boer ve Kluivert’ın ayağından olmak üzere iki penaltıdan da yararlanamadılar.

 

Birinde Toldo gole izin vermezken öteki penaltı da kale direği Hollanda’nın öne geçmesine izin vermemişti. Dakikalar ilerliyor, taraftarlar ve Hollanda takımı geriliyordu.  Her kaçırdıkları pozisyon morallerinin düşmesine neden oluyor üstüne üstlük İtalyan futbolculara istek ve moral olarak dönüyordu. Aslında her şey İtalya’nın istediği gibi ilerliyordu.

90 dakika ve uzatmaları boyunca eşitlik bozulmadı ve maç penaltılara gitti.

Maç penaltılara gittiğinde morali bozulan ve artık hata yapmaktan korkan Hollanda, her atağı bir şekilde atlatan ve genlerine işlemiş taktiksel savunma üstünlüğüyle tabi biraz da şans ile maçı penaltılara götüren moralli İtalya’ya karşı artık Amsterdam’ı şenlik yerine çevirmek istiyordu…

Yine olmadı…

Kullandıkları 4 penaltının ikisini Toldo’ya, diğerini tribünlere göndermişler, sadece bir tanesinin ağlarla buluşmasını görebilmişlerdi.

 

Finale çıkan İtalya olmuştu. Günün kahramanı  da 120 dakikalık oyunda 5 penaltının üçünü tutan Toldo’ydu… Portakallar şok içindeydiydiler ve  maç içinde neyin yanlış gittiğini etrafa boş boş bakarak düşünüyorlardı. Rijkaard maç sonu görevinden istifa etti. “Total Futbol Hollandası”ndan sonra gelen en iyi jenerasyonun geldiği son top noktaydı o yarı final. Olaya sadece bir yarı final maçı gözüyle bakarsak haksızlık etmiş oluruz. Mükemmel bir jenerasyona  Toldo ve kıramadıkları o berbat şanş yüzünden yazık olmuştu.Cruyff’un o Hollandası  nasıl taş gibi bir takımsa bu takım tam bir kadife bileklerden kurulmuş kadife Portakallardı. Frank De Boer, Davids, Zenden, Bergkamp ve niceleri… 98 Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nın en iyi futbol oynayan takımı onlardı…

Gelelim İtalya’ya…

Finalde yenildiler ama o kadrodan Buffon’u da sayarsak (Euro 2000’e sakatlığı nedeniyle katılamadı), Cannavaro, Del Piero, Totti, Nesta, Zambrotta ve İnzaghi,  Dünya Kupası kazanan kadroya Euro 2000’den kalan isimler olarak göze çarpmıştı… Ki Cannavaro bir defans oyuncusu olarak turnuvanın en iyi futbolcusu seçilmişti…

Son olarak aslında başaktöre biraz yer açmadan olmaz. Adını anmıştık ama biraz onurlandırılması gerek. Buffon’un sakatlığında turnuvada İtalya’nın kalesini koruyup hem de yarı finalde 3 penaltı kurtaran Toldo Euro 2000’e adını kazıyordu hiç unutulmayacak bir performans ile…