Hayalden Gerçeğe | Panyee Futbol Kulübü

Eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız dünyanın büyük bir çoğunluğundan daha fazla imkâna sahipsiniz demektir. Dünyada açlıkla ve sefaletle mücadele eden milyonlarca insan var ve çoğumuzun umursamadığı şeyler bu insanların hayallerini oluşturuyor.

Hayal; Türk Dil Kurumuna göre “Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey” anlamındadır.

Konuyla ilgili Albert Einstein “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere.” sözüyle hayal etmenin insan hayatında ne kadar büyük bir etkisi olduğunu gözler önüne sermiştir.

Bana göre hayatta imkânsız gibi görüneni hayal ederek başlar her şey. Önce hayalini kurar sonra o hayali gerçekleştirmek için adım atarsınız, yeterince irade sahibi değilseniz sadece hayal kurar hiçbir zaman adım atmazsınız. Bazen hayal ettiğiniz şeye ulaşamayabilirsiniz ama önemli olan verdiğiniz o mücadeledir.

Size hayal etmekle kalmayıp hayallerini hayata geçirebilmek için sınırları zorlayan insanların hikâyesini anlatmak istiyorum.

Uzakdoğu diye nitelendirdiğimiz coğrafyada ki yaşam standartlarına ne kadar hâkimsiniz bilmiyorum, işim nedeniyle bir süre bulunmak zorunda kaldığım Çin’in yoksul bir bölgesinde gördüklerim dünyanın kirli yüzünü bir kez daha hatırlatmıştı bana. Anlatacağım olay Uzakdoğu coğrafyası içerisinde ki daha da yoksul bir bölgede geçiyor.

 

Tayland’ın güneybatısında bulunan bir balıkçı kasabası Koh Panyee, ana karaya 20 dakika mesafede yer alıyor, adanın en büyük özelliği düz bir kara parçasının olmaması, ada sakinleri de bu sebeple denizin üzerine kendi yaşam alanlarını inşa etmişler. Tabi ki denizin üzerine inşa edilmiş bir balıkçı köyünde su sporları dışında spor dalından bahsetmek pek mümkün değilmiş önceleri. Ama köyde artan genç nüfusu ve futbola duyulan ilgi bir noktada canlarına tak etmesine sebep olmuş. Ebeveynlerinden destek göremeseler de yılmayıp okul sonrası kendi imkânlarıyla eski kayıklar üzerine tahtalar çakarak bir futbol sahası oluşturmuşlar.

 

Saha zorluk derecesi bakımından oldukça üst seviyede, sürekli sallanan, yerine tam oturmamış çivilere ve ıslak bir zemine sahip sahada top oynamak hem zevkli hem de oldukça performans gerektiren bir iş ama bu sayede top teknikleri oldukça gelişmiş.

 

Tabi tüm olay sahayı yapmakla bitmemiş, uzun zamandır verdikleri uğraşın etkilerini görecek bir fırsat geçmiş ellerine, Pangha Futbol Turnuvası. Turnuvaya katılmaya karar veren gençlere köylülerde sonunda sahip çıkmış ve turnuva için onlara forma yaptırmışlardı. Turnuvanın ilk maçlarını rahatlıkla kazanıp yarı finale çıkan takım, yağmur altında oynanan yarı final mücadelesinin ilk yarısını 2-0 geride kapatıyordu, devre arası kramponlarını çıkarıp ikinci yarıya yalın ayak devam eden takım 2-2’lik eşitliği yakalasa da son dakikalarda yediği golle sahadan 3-2 mağlup ayrılıp daha sonra turnuvayı 3. bitirecekti.

İlerleyen yıllarda başarılarıyla dikkat çeken Panyee Futbol Takımı Tayland’da hizmet veren bir bankanın reklam filmine konu oluyor, sonrasında da bankanın desteğiyle daha modern bir sahaya kavuşuyorlardı.

 

 

 

 

Hayallerinin peşinden koşan bir grup gencin başarı dolu hikayesi işte böyle başladı.  Takımın sloganı “Make The Difference” yani “Fark Yarat”. Bu çocuklarda sloganın hakkını verip bu dünyada fark yarattılar.

Yazıma Rahmetli Kazım KOYUNCU’nun söylediği sözlerle nokta koymak istiyorum;

“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."

Evet, her şeye rağmen teşekkürler Dünya!

 

Not: Aşağıda ki ilk video  İngilizce ve takımın en son çekilen belgeseli, ikinci video ise daha önce çekilen, takımın kuruluş hikâyesinin Türkçe altyazılı kısa bir bölümü.