Rus Tipi Holiganlık Çözüm Olabilir mi?

Sporda şiddet, ülkemizde ve dünyada yapılan tüm çalışmalara rağmen bir türlü kesin çözüm bulunamayan bir sorun. Bu sorunu yenilikçi bir fikirle ele alan Rus tipi yeni holiganizm akımı kökten çözüm olmaktan uzak olsa da incelenmeye, desteklenmeye ve geliştirilmeye son derece açık bir konsept. Kişinin zinde olmasını ve sağlıklı kalmasını temel alan bu akım Rus siyasetçiler tarafından da destek bulmaya başladı. Öyle ki bazıları bunu bir spor dalına çevirebileceklerini bile düşünüyor.

 

Yıllardır Rus kulüpleri arasında uygulanan ve başarılı sonuçlar ortaya çıkaran bu yeni akım, holiganizmin yaratıcısı İngiliz taraftarların Euro 2016'da alkolün dozunu ayarlayamayıp Marsilya'daki Fransızlarla kavga edip iyice cesaret topladıktan sonra Rus taraftarlara sataşıp deyim yerindeyse "eşek sudan gelinceye" kadar dayak yemelerinin ardından dünya tarafından da araştırılmaya değer bulundu.

 

Olaya yüzeysel olarak bakıp bir kaç farklı ülkeden gelen holiganların kendi aralarında yaptığı kavga olarak bakılabilir. Fakat İngiliz taraftarların kafelerde oturan vatandaşlara saldırması ve sağı solu tahrip etmeleri ile Rus taraftarların planlı programlı ve organize olarak sadece İngiliz taraftarlara yönelip görevlerini tamamlamaları kesinlikle birbiriyle karıştırılmaması gereken konular.

 

Her ne kadar Batı Avrupa tarafından Rus taraftarların Rus lider Vladimir Putin tarafından eğitilmiş dövüş sanatları ustaları olduğu iddia edilse de olay aslında Rusların gerçek taraftarlığı benimsemiş olmasında saklı. Kendi aralarında yıllardır uyguladıkları bu holiganlık sisteminin kuralları objektif düşünüldüğünde son derece uygulanabilir ve olumlu görünüyor. Peki nedir bu yeni nesil Rus holiganlığının bir spor dalı olarak görülebileceğini düşündüren nedenler Hep birlikte inceleyelim?

 

Öncelikle sağlıklı yaşam esastır; sigara, alkol, uyuşturucu gibi sağlık açısından risk teşkil eden tüm maddelerin kullanımı yasaktır.

 

                             Holiganlar sadece holiganlarla dövüşür, sivillere asla zarar verilmez.

 

                             Vandalizm, çevreye zarar vermek ve bir şeyleri kırıp dökmek yasaktır.

 

                             Kavgalar yumruk ve tekme kullanılarak yapılır; kesici, delici ve yaralayıcı aletler kullanılmaz.

 

Kavgalarda rakibi daha iyi seçebilmek için gruplar farklı renklerde giyer veya gruplardan biri üzerini çıkarır.

 

7'ye 7, 10'a 10, 30'a 30 gibi eşit sayılarda gruplar karşılaşma yapabilir. Bu sayı nadiren de olsa 200-300'er kişilik gruplar şeklinde de yapılabilir. Çoğunluk oluşturacak şekilde sayısal üstünlük yasaktır.

 

Kavgaların yapılacağı ortam çevreye zarar ve rahatsızlık verilmemesi maksadıyla şehir merkezinden uzak, orman vb. açık alanlarda yapılır. Karşılaşmalardan önce sayı ve adres belirlenir. Kavgalar sadece katılacakların bildiği alanlarda yapılır.

 

Kavga sırasında yere düşen olursa tekrar ayağa kalkmadan vurmak yasaktır. Kalkması beklenir veya yeni bir rakibe hamle yapılır.

 

Şiddetli kavgalar sonrası oluşabilecek yaralanmalarda veya polis geldiğinde veya bir tarafın mutlak galip olduğu durumlarda kavga biter, devam etmez.

 

Yeni karşılaşmalara hazır olmak ve zinde kalabilmek için dövüş sanatları ile ilgili çalışmalar ve düzenli spor yapılır. Dezavantaj oluşturmaması için tek bir dövüş sanatı ile ilgilenmek yerine karma dövüş sanatları tavsiye edilir.

 

Kavgaların amacı rakip taraftara zarar vermek, darp edip yaralamak veya öldürmek değildir. Sadece hangi tarafın taraftarının daha güçlü olduğuyla ilgili mesaj vermek içindir.

 

Kavgaların bitiminde kaybeden grup kazanan grubu tebrik eder, taraftarlardan yerde kalanlar kaldırılır ve gruplar sportmenlik içerisinde kendi bölgelerine döner.

 

Bu kurallar düzgün şekilde benimsenip uygulandığı takdirde günümüz holiganlık alışkanlıklarına yeni bir soluk getireceği aşikar. Ülke olarak futbol konusunda dünya standartlarını karşılayamıyor olsak da Rus tipi holiganizmi benimseyerek en azında tribünlerde oluşan şiddet vakalarını azaltabilir hatta önüne geçebiliriz.

              

Dünya genelinde uygulanan holiganlık geleneklerine sıcak bakmasam da holiganizmi futbolun bir alt dalı olarak görüp, kozlarını saha dışında da paylaşmak isteyen taraftarların oluşturacağı grupların birbiri ile yukarıdaki kurallar çerçevesinde mücadele etmesi kulağa son derece mantıklı geliyor.

 

Şiddet insan doğasında sürekli bulunan ve tetiklenmeyi bekleyen bir his ve bu hissin tetiklediği saldırganlık çeşitli önlemlerde önüne geçilebilecek seviyede değil. Fakat Rus tipi holiganlık örneğinde olduğu gibi bunu bir spor olarak ele alınıp belirli kurallar çerçevesinde uygulanabilirse bir nebze de olsa gelişme sağlanabilir. Düşünsenize enerjisini koltukları söküp, küfretmeye değil de maçtan sonraki 20'ye 20 kavgaya saklayan taraftarları, veya maçtan önce zaten kavga edip stresini atmış taraftarları. Stadlar çok daha güzel ortamlara dönüşebilir. Günümüz şartlarında uygulanması, hatta teklif edilmesi bile zor bir ihtimal olsa da sporda şiddetin azaltılması için düşünülebilecek en iyi çözüm ortak bir paydada buluşulması olabilir. Kavga etmek isteyen kavga eder, etmek istemeyen marşını söyler, sevgilisiyle, arkadaşıyla, ailesiyle kareografiye ortak olur. Gerçek bir spor etkinliği ve deşarj ortamı oluşturulabilir.

 

X bir takımın şampiyonluk kutlamaları sırasında Mini Cooper aracının tavanına otomobil yarışlarını temsilen damalı bayrak şekilli çıkartma yapıştıran bir kadın sürücünün yoldan geçerken Beşiktaş taraftarı sanılıp, camlarının indirilmesine ve  linç girişimine maruz kalmasına,

 

Eşini, dostunu, ailesini hatta rakip takımın taraftarı olan bir arkadaşını futbol maçına götüren veya götürmek isteyen bir futbolseverin şiddet görme ihtimaline, tribünlerden yükselen küfürlerden mahcup olan bir babanın, abinin, sevgilinin, kadın futbolseverin  başının yere eğilmesine,

 

Her maç gecesi stadın yakınında veya yol güzergahında işletmesi olan bir esnafın veya işverenin ekmek teknesine gelebilecek zararı düşünerek sabah etmesine,

 

Organize hareket edildiğinde Osmanlı Devleti'nin kuşatıp alamadığı kaleleri fethetmeye yetecek kadar kesici, delici, yaralayıcı, patlayıcı suç aletlerinin 10 yaşındaki taraftarın formasını çıkarmaya gücü yeten güvenlik görevlilerinin gelişmiş onca güvenlik önlemine!! rağmen stadlara rahatça sokulmasına,

 

Trafik polislerinin tekmelenmesine, araçlarının ters çevrilip yakılmasına, milyonlarca liralık yatırımların ve stadların çevresindeki dükkan, mağaza ve sosyal alanların bir anlık sinirle talan edilmesine, koltukların sökülmesine, kırılmasına sahaya atılmasına, camların indirilmesine hatta yağmalanmasına gönlüm razı değil.

 

Sadece sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olması yeterli mi? Bizlerin de taraftar olarak içinde bulunduğumuz topluma ve çağa uygun hareket etmemiz, kavga, dövüş, şike ve teşvikle geriye gitmek yerine bestelerimizle, marşlarımızla, kareografilerimizle örnek olmamız gerekmez mi?

 

Son olarak zaten ülke olarak katılamadığımız 2018 Dünya Kupası'nın Rusya'da olacağını düşünürsek kural tanımayan, kendi eksik ve yanlışlarını görmeyen, büyük gruplar halinde ortalığı dağıtan, anarşi ortamı oluşturup bunu kendine kar sayan ve medya desteği ile sürekli karşı tarafı suçlayan sözde taraftarların sarhoş saldırganlıklarına karşılık organize olmuş ve iyi hazırlanmış Rus taraftarlarını izlemek için sabırsızlanıyorum. Ev sahibi olmanın ve Vladimir Putin'in de olası bir sorun durumunda arkalarını kollayacağının bilincinde olan Rus holiganların Euro 2016'da dersini almayanlar için hoş bir karşılama heyeti oluşturacakları aşikar.

 

Celal Adanur