Gollerini Cennetten İzleten Adam | Jakup Blaszczykowski

Gol, futbolun en güzel yanıdır. Birbirini tanımayan insanlar takımlarının attıkları golden sonra birbirleriyle kucaklaşır. Bir futbolcunun en keyif aldığı anda meşin yuvarlağı rakip kaleye gönderdiği andır. Fakat bir futbolcu var ki attığı her golden sonra hüzün dolu bir sevinç yaşar. Bahse konu olan futbolcu Polonyalı yıldız  Jakub ‘Kuba’ Blaszczykowski'dir.

Kuba, bir futbol topunu eline ilk aldığında henüz 8 yaşındaydı. 2 sene sonra 10 yaşına ayak bastığında bir insanın yaşayabileceği en kötü, en acı şeylerden birini yaşadı.

Babası Zygmunt Blaszczykowski, Anne Anna Blaszczykowski’yi oğul  Yakub Blaszczykowski’nin gözleri önünde bıçakladı. Anna Blaszczykowski, oracıkta yaşamını yitirir.

Olay sonrası, Baba Zygmunt Blaszczykowskihapse girerken iki küçük kardeş büyükannelerinin yanına taşınır. O yıllarda Polonya Milli Takımı’nın kaptanlığını yapan amca Jerzy Brzeczek, Kuba’nın elinden tutar ve yetim Kuba’nın hayatı değişir. Brzeczek, Kuba’nın hayatına bambaşka bir anlam kazandırır. Katolik mezhebine mensup olan Kuba, yaşadığı trajediden sonra her gün İncil okuyan ve gökyüzüne bakıp annesine dualarını gönderen bir adama dönüşür.

Amca Brzeczek, yeğeni Kuba’nın amatör takımlardaki performansını yakından takip eder ve onun Polonya devi Wisla Krakow’a transfer olmasında büyük pay sahibi olur. Polonyalı yıldız burada muhteşem iki sezon geçirdikten sonra bu sefer Dünya devi Alman takımı Borussia Dortmund’un yolunu tutar.

8 yıl süren Borussia Dortmund kariyerinde ilk golünü 25 Nisan 2008'de Frankurt'a karşı atar.  Aynı yıl Almanya Süper Kupası Şampiyonluğu yasar. Polonya’da iki kez “Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görülür. 2009 sezonunda “Yılın En İyi Borussia Dortmund'lu oyuncusu” seçilir. Borussia Dortmund ile iki sene üst üste Bundesliga Şampiyonluğu yaşar  ve Şampiyonlar Ligi finalinde oynar. Dortmund sonrası Fiorentina’ya transfer olan Polonyalı oyuncu burada bir sezon oynadıktan sonra Almanya’ya geri döner. Kuba, 2 senedir bir başka Alman devi Wolfsburg’un formasını terletiyor.

Yaşadığı büyük travmayı amcasının da desteğiyle atlatan Kuba, o günleri şöyle anlatıyor;

 "Olayın nedenini asla anlayamadım. Her zaman kendime “Neden?” diye soracağım

Kuba, 2011 yılında serbest kalan babasıyla olaydan sonra hiç konuşmadı. Babasını son kez gördüğünde ise Zygmunt Blaszczykowski 56 yaşında toprağa  defnediliyordu.

Hayata tutunuşunu büyükannesi ve amcasına borçlu olduğunu her fırsatta dile getiren Kuba, eşi Agata ve kızı Oliwia ile hasretini çektiği aile özlemini dindirirken, attığı goller sonrası gökyüzüne bakarak annesine selam gönderiyor.Çünkü ona göre Anna, oğlunu, Kuba’yı cennetten izliyor.

Kuba lakaplı oyuncu, yaşadığı büyük acıya rağmen büyük başarılara imza attı. Dar alanda kısa paslaşmalar filminde Esnafspor teknik direktörü Hacı’nın, kaleci Torba Suat’a dediği gibi ;
"Hayatta, Torba… Yeşil kalmak da var sararmakta."

Yazan : Furkan UZUN