Bir Frikiğin Anatomisi | David Beckham vs. Yunanistan

“Uzatmaların üçüncü dakikasına girmek üzereyiz. İngiltere 2-1 geride. Beckham burada atacağı bir gol ile kıyameti kopartabilir... İnanmıyorum! David Beckham, İngiltere'yi Dünya Kupası finallerine götüren golü atıyor!.. Bu adama şövalyelik verin!”

İngiliz spiker efsane golü işte böyle anlatmıştı. David Beckham bundan önce ve bundan sonra onlarca frikik golü attı ama bu, içlerinden en özel olanıydı. Çünkü bu gol sadece İngiltere'yi 2002 Dünya Kupası'na taşımakla kalmıyor, bir adamı ülkesinin gözünde en dipten en zirveye çıkartıyordu.

Her şey, bir sinir anında kontrolün kaybedilmesi ve bunun kırmzı kart ile sonuçlanmasıyla başladı. 1998 Dünya Kupası'nda İngiltere; Romanya, Kolombiya ve Tunus'un da bulunduğu G Grubunu Romanya'nın ardından ikinci sırada bitirmiş, 2. turda H Grubunun birincisi Arjantin ile eşleşmişti. 30 Haziran'da, St. Etienne'de turnuvanın iki favorisi, bir nevi erken finale çıkıyordu. İngilizler bu maça, 86'daki Maradona şovunun rövanşı gözüyle bakıyordu. Maç, adına yaraşır bir biçimde çok hızlı başladı. 6. dakikada Batistuta'nın penaltı golüne Shearer 10. dakikada yine bir penaltıyla karşılık verdi. Bu golden 6 dakika sonra Michael Owen, Beckham'ın pasını orta sahada müthiş bir biçimde kontrol edip hızla ceza sahasına yöneldi, bu esnada Arjantin defansını epey çaresiz bırakıp topu Roa'nın sağından ağlara bıraktı. İlk yarının son dakikalarında Zanetti, güzel bir frikik organizasyonunu golle sonuçlandırıp takımının soyunma odasına beraberlikle girmesini sağladı.

İkinci yarının henüz başlarında Diego Simeone, David Beckham'a sert sayılabilecek bir faul yaptı. Yerde kalan Beckham, Simeone'nin eliyle yaptığı “özür dilerim” işaretini görmemiş olacak, ona doğru bir tekme savurdu ve Arjantinliyi yere düşürdü. Her şey hakem Kim Milton Nielsen'in gözünün önünde olmuştu. Tüm itirazları sakince savuşturdu Danimarkalı ve formasının ön cebinden Simeone'ye sarı kartını çıkarttı. Ardından Beckham'ın yanına gitti. Bu sefer eli şortunun arka cebine gitti ve kırmızı kartı çıkarttı. Böylesine önemli bir maçta İngiltere, daha oynanacak çok dakika varken 10 kişi kalmıştı. Yine de maçı penaltılara kadar götürmeyi başardılar ama David Batty'nin kaçırdığı penaltı ile turnuvanın dışında kaldılar.

Adaşının penaltı kaçırması okların Beckham'a yönelmesini engellemedi. O artık İngiliz futbolunun en nefret edilen adamıydı. The Mirror gazetesi, maç manşeti olarak “10 Kahraman Aslan, Bir Aptal Çocuk” yazacaktı. Bir anlık sinir ile gördüğü kırmızı kart, İngiltere'nin 98 Dünya Kupası'ndan elenişinin başlıca sebebi olarak görülüyordu. Gittiği her yerde yuhalanıyordu, ölüm tehditleri bile aldı. Daha sonra yayınlanan bir mini-belgeselde gazeteci Eoin McSorley, bu olay ile alakalı “Ülkenin kalbi kırılmıştı ve bunun bir bedeli var” demişti. Beckham, 23 yaşında bu bedeli ödüyordu. Ama tüm bu olumsuzluklara karşın, pes etmedi.

 

 

Euro 2000'de Portekiz karşısında alınan 3-2'lik mağlubiyete karşın atılan iki golün asisti Beckham'dan gelmişti. Ama bazı İngiliz taraftarların ona olan öfkesi dinmemişti. Maçın sonunda Beckham'ı protesto etmiş, Beckham ise onlara orta parmağı ile karşılık vermişti. Fakat medya, onun üzerine fazla gidildiğinin farkındaydı. Bazı gazeteler, ülke olarak artık Beckham'ın arkasında durulması gerektiğini yazıyordu.

 

Tüm bu yaşananlardan sonra 15 Kasım 2000, İngiliz futbolcu için çok önemli bir tarih oldu. Kevin Keegan'ın istifası sonrası geçici olarak göreve getirilen Peter Taylor, David Beckham'ı İngiltere Milli Takımı'nın kaptanlığına yükseltti. Taylor'dan sonra gelen Sven-Göran Eriksson da bu kararı değiştirmedi. Çocukluk hayalinin gerçekleşmesinin yanı sıra, artık kötü günler geride mi kalmıştı?

İsveçli teknik adam yönetiminde ve Beckham'ın önderliğinde İngiltere'nin ilk sınavı, 2002 Dünya Kupası elemeleriydi. Almanya, Finlandiya, Yunanistan ve Arnavutluk'un da yer aldığı 9. gruba İngiltere, evinde aldığı Almanya mağlubiyeti ve deplasmandaki Finlandiya beraberliği ile başladı. Ama sonra büyük bir çıkış gösterip, aralarında Münih'de aldıkları 5-1'lik Almanya zaferinin de yer aldığı 5 maçlık galibiyet serisi yakaladılar. Son maçlara girerken İngiltere ile Almanya aynı puandaydı ama averajla İngiltere Panzerlerin üstündeydi. Yunanistan karşısında alınacak bir beraberlik bile onları Kore-Japonya'ya taşıyacaktı. Ama bu, o kadar kolay olmadı.

Yunanistan, Beckham'ın evi Old Trafford'da İngiltere'ye zor anlar yaşatıyordu. 36. dakikada Charisteas'in golüyle öne geçmişlerdi. 68'de, oyuna sonradan giren 35'lik Sheringham beraberliği yakalasa da bir dakika sonra Nikolaidis, Manchester'ı tekrar sessizliğe gömüyordu. Maç boyu pek iyi oynamayan Beckham, yine de oyundan alınmamıştı. Eriksson'un bu kararı, meyvesini 90+3'te verecekti.

Bir hava topu mücadelesi sonrası Costas Konstantinidis'in Sheringham'a faul yaptığına hükmetti Hollandalı hakem Dick Jol. Açıkçası biraz ağır bir karardı. Topu ilk başta Sheringham aldı. Frikiği o kullanacaktı. Gerisini Beckham'ın otobiyografisinden dinleyelim: “Sheringham'ın yanına gittim. 'Bu mesafe senin için fazla Teddy. Bana güven, halledeceğim' dedim. Bu frikiği kullanmama hiçbir şey engel olamazdı. Kendime güveniyordum, sakindim ve tereddütsüzdüm. Yapabileceğimi biliyordum.”

Ve yaptı da. Top müthiş bir falso aldı ve Nikopolidis'in bakışları arasında ağlarla buluştu. Manchester yıkılıyordu, İngiltere yıkılıyordu. Ve hiç kuşkusuz David Beckham, İngiltere'nin gönlünü kazanmıştı artık. Her şey geride kalmıştı. Artık önlerinde bir Dünya Kupası vardı.

 

Kaderin cilvesi; 2002 Düya Kupası'nda İngiltere ile Arjantin aynı gruba düştü. 7 Haziran'da Japonya'nın Sapporo kentinde oynanan maç, 1998'de başlayan hikayenin bir intikam ile tamamlanması anlamına da geliyordu aynı zamanda. 43. dakikada Pochettino'nun Owen'ı ceza sahası içerisinde düşürmesi ile Pierluigi Collina, tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Bu penaltıyı atması gereken tek bir kişi vardı takımda; David Beckham. Topun başına geçti, 4 yılın acısını toptan çıkarırcasına sert vurdu. Top Cavallero'nun epey yakınından geçmesine rağmen yapabileceği pek bir şey yoktu Arjantinli kalecinin.

Bu gol, maçı kazandırmasının yanı sıra, son maçında İsveç ile berabere kalan Arjantin'in turnuvaya veda etmesine sebep oluyordu. İngiltere her ne kadar çeyrek finalde Brezilya'ya elenip turnuvayı mutlu sonlandırmasa da Beckham'ın Kore-Japonya'yı hatırlarken içten içe tebessüm ettiğine eminiz.