Dünya Futbolu (193)

'Fanatik' dedikleri, tımarhanelik bir taraftardır. Gerçekleri görmezden gelme hastalığı en sonunda öylesine bir hal almıştır ki, sağduyu yok olmuştur. Bu yok oluştan geriye ise, şuursuzca sağa sola saldıran bir öfke yumağı kalmıştır.

Eduardo Galeano “Gölgede ve Güneşte Futbol” adlı kitabında böyle tanımlamıştır fanatik seyircileri. İşte o fanatik seyirciler bazen dozu öyle kaçırırlar ki ellerinde ne varsa sahaya fırlatırlar.

İşte size o fanatikler tarafından futbol sahalarına fırlatılmış yabancı maddelerden bir demet;

Tenis topları

Bu protestoyu ortaya ilk çıkaran İngiltere'nin Hull City ekibinin taraftarları oldu.  1997'de takımlarını satın alan tenis oyuncusu David Lloyd'u protesto etmek isteyen taraftarlar, takımlarının Bolton ile oynadığı maçta, sahaya yüzlerce tenis topu fırlattı.

2010 Kasım’ında İsviçre Süper Ligi lideri Basel, takipçisi Luzern ile karşılaşacaktı. Ancak Roger Federer ve Novak Djokovic arasında oynanan İsviçre Açık Tenis Turnuvası finali yüzünden maçın başlama saatinin 15:00’den 12:45’e çekilmesi, iki takım taraftarının sahaya tenis topu yağdırmasına sebep oldu.

Almanya Kupası'ndaki Stuttgart-Borussia Dortmund maçında bilet fiyatlarını protesto eden konuk ekibin taraftarları maçın 25. dakikasında sahaya yüzlerce tenis topu fırlattı. Protesto nedeniyle hakem oyunu durdurmak zorunda kaldı.

Jant kapağı

2009 yılında oynanan Ankaraspor-Beşiktaş maçında ev sahibi taraftarların fırlattığı jant kapağı bir frizbi edasıyla sahaya süzüldü ve Rodrigo Tello’ya isabet etti.

Turuncu tavşan

Omonia taraftarları tarafından “Turuncu Tavşanlar” şeklinde aşağılanan APOEL taraftarı, 2000 yılındaki derbide sahaya spreyle boyanmış bir tavşan salındı! Bir taraftar hayvana eziyetten mahkemeye çıkarıldı.

 

Motosiklet

Inter taraftarının 2001’deki vukuatı tarihin en ilginç olaylarından biri. O günkü rakipleri Atalanta’nın bir taraftarından motosiklet çalan Nerazzurri taraftarı önce motoru San Siro’nun tepesine çıkardı, sonra yakmaya çalıştı, en sonunda da aşağı katlara fırlattı.

Viski şişesi

Sevilla’nın 2006’da Atletico deplasmanındaki lig maçı, Sevilla’nın teknik direktörü Juande Ramos kendisine isabet eden viski şişesi sonrası bir süreliğine bilincini kaybetti.

Rakı Şişesi

Benzer bir eylem de ülkemizde gerçekleşti, tabi burada yerel içkimiz konuya dahil oldu. Galatasaray taraftarları içsinler diye Fenerbahçeli futbolculara rakı şişesi atmışlardı ama şişeye hakem el koydu.

El arabası

Cauhtemoc Blanco, takımı America’nın 2004 Libertadores Kupası’nda Sao Caetano yenilgisi sonrasında 30 kişinin dâhil olduğu bir kavgaya sebep oldu. America’nın bahçıvanlığa yatkın bir grup taraftarı polise altı el arabası fırlatırken Blanco, bir yıl futboldan men edildi.

Donut’lar

2001 yılında takımlarının durumundan hoşnutsuz olan Hajduk Split taraftarları leziz bir protestoya imza attılar. Sezona kötü bir başlangıcın ardından taraftarlar yerel bir fırın sahibi olan kulüp başkanlarını protesto etmek amacıyla bir maçta sahaya yüzlerce donut attılar.

Domuz Kafası

Barcelona'da forma giydiği 5 sene içerisinde efsane oyuncular arasına giren Luis Figo'nun, 2000'de Real Madrid'e transfer olmasından hoşnut olmayan Katalan kulübü taraftarları, Nou Camp'ta oynanan her Real Madrid maçında Portekizli oyuncuyu protesto etti. Bu protestoların en ilginci, 2002'deki bir karşılaşmada gerçekleşti. Her korner ve taç kullanışı sırasında Figo'ya şişe ve çakmak fırlatan taraftarlar, korner atmaya hazırlanan Portekizli yıldıza birkaç metre yanına düşen bir domuz kafası attı.

İngiltere'de bası

Tarihe geçen belki de en ilginç olaylardan biri. İngiltere İkinci Ligi'nde 1966'da oynanan Brentford-Millwall maçında sahaya el bombası atıldı. Brentford kalecisi Brodie, ceza sahasına atılan bombayı eline alıp inceledi ve sahanın dışına attı. Polis yetkilileri bombayı kum dolu bir kovaya koyarak karakola götürdü. İncelemede bombanın sahte olduğu anlaşıldı.

Bilardo Topu

Norveç'in Brann takımının taraftarları, İngiltere'nin Everton ekibiyle 2008'de yaptıkları UEFA Kupası maçında rakip takımın kalecisi Tim Howard'ı madde yağmuruna tuttu. Brann taraftarlarının attığı cisimler arasında 8 numaralı siyah bir bilardo topu da bulunuyordu.

Balon

Manchester City taraftarları takımlarının Sheffield United'la oynadığı FA Cup maçında sahaya balon attılar. Bu hareket onlara pahalıya patladı çünkü hemen akabinde gelişen Sheffield atağında soldan yapılan ortada top balonlardan birine çarpıp kaleci ve savunmayı kontrpiyede bıraktı, Sheffield golü buldu, City elendi.

İnşaat Demiri

1989'da bir Ajax taraftarı Austria Wien takımı kalecisine demir çubuk attı ve takımının 1 yıl Avrupa'dan men cezası almasına neden oldu.

Bayrak

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeler  I Grubu’nda Sırbistan- Arnavutluk maçında stat üzerinde bir drone belirdi. Uzaktan kumandalı aracın arkasında iple bağlanmış olan ve içine Sırbistan’ın işgali altında olan bir bölgeyi de kapsayan “Büyük Arnavutluk” bayrağı asılmıştı. (Kapak fotoğrafı)


 

Marcos Evangelista de Moraes (Cafu), Javier Adelmar Zanetti, Alexis Alejandro Sanchez Sanchez, Roberto Palacios, Carlos Alberto Valderrama Palacio, Claudio Luis Suarez Sanchez, Victorio Maximiliano Pereira Paez. Latin Amerika’nın önde gelen milli takımlarının en çok forma giyen futbolcuları bunlar. Hepsinin adı İspanyolca veya Portekizce.

Joganitayı takip edenler bu platformun ne kadar özgür ve özgün olduğunu bilirler, burada ayrıştırma yoktur sadece insanlar ve futbol hakkındaki düşünceleri vardır.

“Hayatının en güzel anı hangi goldü” sorusuna Eric Cantona “bir gol değildi” diyor Hayata Çalım At (Looking for Eric, 2009) filminde. Belki de filmin yönetmeni Ken Loach dedirtiyor ona bunu ama King Eric “bir pastı” dediğinde bunun sadece bir senaryo diyaloğu olduğuna inanası gelmiyor insanın.

Kocaman bir çınar ağacıyla incecik gülden narin bir saz birbirlerine komşuymuş. Çınar saza tepeden bakarak şöyle demiş: “ Bir kendime bir sana bakıyorum da acıyorum sana ne kadar ince ne kadar narin canlılarsınız böyle. En küçük rüzgâr da hemen beliniz bükülür. En küçük su dalgası anında ürpertir. Zavallılar.” Saz içini çekerek, “haklısın” demiş. Çınar iyice küçümsemiş onu. “Bir de bana bak. Ne kadar haşmetliyim, güçlü kuvvetliyim. Gövdem senin gövdenin neredeyse bin katı. Dallarımın sıklığından güneş kollarını toprağa ulaştıramıyor. Kuşların çokluğundan dallarım neredeyse görünmeyecek. Rüzgâr vız gelir bana… Dilersen sen de gel benim gölgeme sığın birlikte yaşayalım. Saz çınarın sözlerini gülerek karşılamış. “ ben inceyim ama rüzgârdan büküldüğüm de kırılmam. Çünkü gövdem esnektir benim ama sen… Der demez bir rüzgâr bir fırtına ortalığı birbirine katmış. Rüzgâr zavallı ulu çınarı kökünden söküp atmış.

Sporda şiddet, ülkemizde ve dünyada yapılan tüm çalışmalara rağmen bir türlü kesin çözüm bulunamayan bir sorun. Bu sorunu yenilikçi bir fikirle ele alan Rus tipi yeni holiganizm akımı kökten çözüm olmaktan uzak olsa da incelenmeye, desteklenmeye ve geliştirilmeye son derece açık bir konsept. Kişinin zinde olmasını ve sağlıklı kalmasını temel alan bu akım Rus siyasetçiler tarafından da destek bulmaya başladı. Öyle ki bazıları bunu bir spor dalına çevirebileceklerini bile düşünüyor.

Kaderin tatlı bir cilvesidir bazen, bizdeki söyleyişiyle; “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak”. Dünya Kupası Güney Amerika Kıtası elemelerine iyi başlayan fakat sonradan aldığı kötü sonuçlarla şansını son maça bırakan Şili ilginç bir futbol hikayesine imza attı geçtiğimiz günlerde.

İspanyol yazar Cervantes’in Kılıç Ali Paşa Camiinin yapımında amele olarak çalıştığı bilinir. Cervantes, esirliği sonrası dünya edebiyatına damga vuran ve hatta bugün bile dünyanın en çok okunan eserlerinden biri olan bir ‘’başyapıt’’ kaleme alır.

Sayfa 1 / 25