Dünya Futbolu (185)

Piacenzalı Inzaghi kardeşleri  futbol oynadıkları dönemde belli bir jenerasyona sahip herkes duymuştur ve izlemiştir. Zaman çabuk geçiyor, haliyle de ne olduğunu anlamadan bir zamanlar gençliğinin ortasında top koşturan adamları birden saha kenarında takım elbiseli bir şekilde yeşil çimin üstündeki oyunculara bir şeyler söylerken görüyoruz. Sonra yaşımızla ilgili derin düşünceler….

Gol, futbolun en güzel yanıdır. Birbirini tanımayan insanlar takımlarının attıkları golden sonra birbirleriyle kucaklaşır. Bir futbolcunun en keyif aldığı anda meşin yuvarlağı rakip kaleye gönderdiği andır. Fakat bir futbolcu var ki attığı her golden sonra hüzün dolu bir sevinç yaşar. Bahse konu olan futbolcu Polonyalı yıldız  Jakub ‘Kuba’ Blaszczykowski'dir.

İspanyol yazar Juan Goytisolo Bosna Savaşı için şöyle der ;

"Bosna Savaşı, insanın yapabilecekleri hakkında en iyiyi ve en kötüyü gösteren eşsiz bir bilgi kaynağıdır..."

Athletic Club İspanya'nın, hatta belki de dünyanın en farklı takımlarından biri olarak bilinir. Kulüp kendisini Bask halkının ve Bask Bölgesi'nin milli takımı olarak gördüğü için kadrosunda sadece Bask asıllı futbolculara yer verir ve kurulduğu 1898 yılından 2008 yılına kadar geçen 110 yılda, bir milli takımdan beklendiği gibi, formasına reklam almamıştır.

Usain Bolt, Londra’da son 100 metresini koşarken, yıllardır peşinde kalan Justin Gatlin’e elenerek vedasını yaptı. Gatlin’in en yaşlı şampiyon titrini eline aldığı yarış sonrası Bold’a gösterdiği saygı ise yıllar geçse de unutulmayacak. 

Futbolla çok içli dışlı olmayan fakat ortalama bir insanın düşünme yeteneğine sahip olan herhangi birisi “defansif orta saha” teriminin ne anlama geldiğini ve bu terimle tanımlanan bir futbolcunun görevinin ne olduğu az çok tahmin edebilir.

Büyük bir dönüşüm geçiriyor dünya. Ne varsa, peşinden sürüklüyor ve seçme şansı bırakmayacak tek bir yol açıyor zamanda. Paranoyak bir kurgu içinde her şey yer değiştiriyor. Doğru ve yanlış, iyi ve kötü, fay­dalı ve faydasız her an birbirinin yerine geçebilir. Sadece bir günde gördüklerimiz, öğrendiklerimiz ve deneyim­lediklerimiz yarım asır öncesinin bilgesini bize nazaran budala bile yapabilir. Bu girift çağda, sürekli flaşlarını patlatan gözlerimiz çok yorgun, zihnimiz karmakarışık. Bu karmaşada bir şeyi anlamaya çalışmak onu sarmalayan sis perdelerini sabırla kaldırmak demek, yani önce ‘anla­ma’nın üstünü temizlemek, durulmak demek.

Bir zamanlar altın ve işçi ihraç eden (!) Afrika günümüz şartlarında bunu altın gibi işçileri ihraca dönüştürdü. 36 yaşında hiçbir şey kazanmamışçasına her maç hırsla futbol oynayan yeşil sahaların işçisi Eto’o bunun en büyük göstergesi.

Sayfa 1 / 24