8 Temmuz akşamı Stade De France’da Brezilya’nın finaldeki rakibi belli olacaktı. Aslında iki takımda ilklerin peşindeydi. Fransa tarihinde ilk kez finale yükselip ilk Dünya Kupası şampiyonluğunun peşindeyken, Hırvatistan’da bağımsızlığını kazandıktan sonraki ilk Dünya Kupasında peri masalını son perdeye taşımak istiyordu. Fransa Aime Jacquet yönetiminde maça: Barthez, Thuram, Blanc, Desailly, Lizarazu, Deschamps, Karambeu, Petit, Zidane, Djorkaeff  ve Guivarch ile çıkıyordu. Miroslav Blazeviç önderliğindeki Hırvatlar ise maça: Ladic, Stimac, Simic, Bilic, Jarni, Stanic, Soldo, Asanovic, Boban, Vlaoviç ve Suker dizilişi ile çıkıyordu.

Nantes’in La Beaujoire stadı o gün tam bir karnaval alanı gibiydi. Stadyumun büyük bölümünde sarı kırmızı forma ve bayraklarıyla İspanyollar dikkat çekiyordu.Afrika’nın nüfusu en fazla ülkesi olan Nijerya 1994 Dünya Kupası’nda ikinci tura çıkma başarısı göstermiş ve 1996 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmıştı. 

1998 Dünya Kupası. Hollanda ile Arjantin 78 finalinin rövanşından sonra ilk kez karşı karşıya gelmişti. 1-1 devam eden maçta 89'da Frank De Boer'un 50 metrelik mükemmel pasını muhteşem top kontrolüyle yumuşatıp Ayala'yı oyundan düşüren Bergkamp'ın atacağı bu gol onun son turnuva golü olacaktı. Euro 2000'de gol bulamayan Bergkamp, 2002'de hala özlemini çektiğimiz kadrosuyla iyi performans göstererek Arsenal'i Premier Lig şampiyonluğuna ulaştırmıştı ancak Dünya Kupasına katılamayan Hollanda'nın sadece sezonu iyi geçiren bir oyuncusu olacaktı. Yani attığı bu gol onun kapanışı olacaktı ama beynimizin unutulmazlar bölümüne de yelken açacaktı.