1998 | Göçmen Çocukları vs Balkan Çocukları

8 Temmuz akşamı Stade De France’da Brezilya’nın finaldeki rakibi belli olacaktı. Aslında iki takımda ilklerin peşindeydi. Fransa tarihinde ilk kez finale yükselip ilk Dünya Kupası şampiyonluğunun peşindeyken, Hırvatistan’da bağımsızlığını kazandıktan sonraki ilk Dünya Kupasında peri masalını son perdeye taşımak istiyordu. Fransa Aime Jacquet yönetiminde maça: Barthez, Thuram, Blanc, Desailly, Lizarazu, Deschamps, Karambeu, Petit, Zidane, Djorkaeff  ve Guivarch ile çıkıyordu. Miroslav Blazeviç önderliğindeki Hırvatlar ise maça: Ladic, Stimac, Simic, Bilic, Jarni, Stanic, Soldo, Asanovic, Boban, Vlaoviç ve Suker dizilişi ile çıkıyordu.


İlk yarı golsüz geçer. İkinci yarının hemen başında Asanoviç’in sol ayak mükemmel pasıyla buluşan Davor Suker bu fırsatı affetmez ve Hırvatları 1-0 öne geçirir. Tribünlerde soğuk bir hava esmiştir. Bu golün santrasında Thuram’ın presiyle kazanılan topu Djorkaeff, Thuram’ın önüne bırakır ve Thuram ayak içi plasesiyle durumu 1-1’e getiren golü atar. Fransız taraftarlar Hırvatların gelen golünün sersemliğini üstlerinden atmaya çalışırken gelen bu gol onları deli gibi sevinmeye itmiştir. Fransa beraberliği yakaladıktan sonra baskısını artırır. Zidane, Djorkaeff ve Henry rakip defansın bir hatasından gol bulmaya çalışır. Ama yok bu gecenin yıldızı belli. İlk golde olduğu gibi yine presle topu kapan Thuram 70.dakikada ceza sahası dışından sol ayak plaseyle topu köşeye yollar ve o hiç unutulmayacak olan dizlerinin üstüne çöküp elini yüzüne götürerek yaptığı düşünen adam sevincini gerçekleştirir.

 

Fransa maçı 2-1 kazanarak finale çıkar. Tarihinde ilk kez finaldedir Fransa. Hayat ve Futbol ne gariptir ki o beğenmedikleri, ırkçı söylemlere maruz bıraktıkları göçmen ailelerin çocukları Fransa’yı finale taşır ve oradan da şampiyonluğa yürür. Guadolepe doğumlu Thuram, Gana doğumlu Desailly, Lifou adası doğumlu Karembeu, Polonyalı bir baba ve Ermeni bir annenin çocuğu olan Djorkaeff ve Cezayirli bir ailenin çocuğu olan Zinedine Zidane ırkçı ve faşist kafalara adeta birer tokat attılar.

 

Hırvatlar ise Üçüncülük maçınca Hollanda’yı yenerek Fransa 98’in üçüncüsü oluyordu. Yıllar geçse de o takımın oyuncuları hiç unutulmadı ve unutulmayacak. Çok iyi bir jenerasyondu gerçekten.