Kazanımlar Üzerine

Bir çiçekle bahar gelmez derler eskiler. Anadolu’da geçerli olsa da genetik kodlarında belirgin farklılıklar olan bölge insanının tabiatına aykırı bir söylem bu. Karadeniz gibi birden köpürüp kabaran sonra da hiçbir şey olmamış gibi sütliman olan bir yaradılışımız var bizim. Haliyle futbol takımının seyri, futbola bağlı hayatların yaşam kalitesini, ruh halini de doğrudan etkiliyor.

Son iki sezondur tarihine yakışmayan sonuçlar alan Bordo Mavili takımda ligde peş peşe alınan 4 galibiyet camiaya baharı erken getirdi. Yönetimin, kulübedeki teknik ekibin, sahadaki topçunun dahası sokaktaki taraftarın yüzünde çiçekler açıyor. Umalım ki kış geri gelmesin henüz meyve vermeden o çiçekler.

Bilge bir adam, ne zaman bir işi bitirmek için koşturan birini görse: "Biraz bekle de daha tez bitirelim." dermiş. Pusulamızı zirveye konduran o kadar çok taraftarımız var ki bugünlerde. Bu serinin lig sonuna kadar süreceğini, az puan kaybı yaşarsak lig şampiyonu olacağımızı ya da en kötü ihtimalle 2. olarak bitireceğimizi düşünenlerin sayısı bir hayli fazla. Elimizden gelenin en iyisini yapıp, futbol şansının lig sonunda bizi nereye getireceğini bekleyelim derim ben. Yapılan takviyelerin isabetli olduğunu da ekleyerek sezon sonunda net katkı verebilecek isimlere ihtiyaç olduğunu da unutmayalım. Sonuçta iyi futbol iyi futbolcularla oynanıyor.

Trabzonspor bu sezonun geri kalanında puanlar kaybedip, yine mağlubiyetler alacak. Gerçek kazanım, puan hanesine eklenen 3 puan değil günümüz futbolunda. Geçtiğimiz sezonun sonunda şehrin ilgisini kaybeden bir takım varken, o dönemde maça gitmeyi zül gören genç taraftarların şimdilerde şehri karış karış arşınlayıp, öğrenci bütçeleriyle bastırdıkları broşürlerle insanları maça davet etmesidir kazanım. Kazanım, yine ve yeniden Trabzonspor için marşlar bestelenmesidir. 14 Şubat’ta sevgiliye koşar gibi tesislere koşmasıdır taraftarın. Kazanım, Şehit Binbaşı Arslan Kulaksız’ın, Fethi Sekin’in ailesinin stadyuma onur konuğu olarak davet edilmesidir. Mustafa Çelik’in, Mehmet Dalman’ın, Kazım Koyuncu’nun ve daha nicelerinin unutulmamasıdır. Kazanım nedir bilir misiniz dostlarım? 60’lık ninelerin bilet kuyruğunda saatlerce beklemesi, kışın soğuğunda Trabzon esnafının karşılık beklemeden kuyrukta bekleyen taraftara çay ikram etmesidir.

 

 

İnsanların birbirine olan bağlılığı başkaldırı edinime dayanır” demiş Camus. Siyasi otoritenin tekelinden çıkamayan, sponsorların, İstanbul’un istek ve arzularına göre şekillendirilen bir yönetim altında, kolayca manipüle edilebilen, iyi yetişmemiş hakem organizasyonunun görev yaptığı bir ligde Trabzonspor camiasının en büyük dayanağı bir araya gelmesi ve tıpkı Kazım’ın bahsettiği gibi herkesi yenen ve statükoyu deviren kahraman rolüne soyunmasıdır. Tökezlese bile her defasında ısrarla ayağa kalkacak inadı ve onu Trabzonspor yapan özgün değerleri koruyarak elbette.

 

Son Ekledikleri: Hamdi Karamahmutoğlu