Mehmet Ekici'den Hakan Çalhanoğlu'na

Devre arasına girilmesiyle birlikte Trabzonspor, ulusal basın ve diğer kulüp taraftarları tarafından çok ciddi anlamda eleştirildi. Eleştiriler Mehmet Ekici transferiyle başladı, Hakan Çalhanoğlu’nun aldığı ceza ile devam etti. Peki, Trabzonspor’un, hakarete varan şekilde eleştirilmesi doğru mu?

Kesinlikle yanlış! Çünkü Mehmet Ekici, Trabzonspor’un sezon sonu sözleşmesi bitecek olan futbolcusu. Yani Mehmet’in sözleşmesi hala devam ediyor… O nedenle sözleşmesi devam ederken; ne devre arası gideceğim diye diretebilir, ne de başka bir takım ile kulübünün izni olmadan transfer görüşmesi yapması etik olarak kabul edilebilir. Ama bakıyorsunuz: Mehmet Ekici, Fenerbahçe’ye gideceğim diye kadro dışı kalmayı bile göze alacak şekilde kulübünü yok sayıyor. Bu da Mehmet Ekici’nin: ‘’Fenerbahçe’ye söz verdim, başka takıma gitmem, ayıp olur!’’ demesinden daha fazla ahlak dışı bir durumu doğuruyor. Yasal olarak tabii ki altı ay kala başka bir takım ile görüşebilir ama bu şekilde Trabzonspor’un değerlerini yok sayarak görüşemez! Kalan sözleşme süresinde de takıma katkı sağlamak zorundadır; kafasına göre bırakıp gidemez.

 

Diğer kulüp taraftarlarını ve yöneticilerini ise bu durum neden ilgilendiriyor? Onu da anlamak güç! Ortada etik dışı işler dönüyor ve suçlanması gerekenler haklı gösterilip, Trabzonspor haksızmış gibi gösteriliyor. Oysaki ortada bir yanlış varsa; -bize yansıtıldığı gibi- o da Fenerbahçeli yöneticilerin sözleşmesi devam eden bir oyuncu ile transfer görüşmesi yapmasıdır. Mehmet Ekici’nin de kulübünü yok sayarak, kulübünün değerlerini bir hiçmiş gibi görerek ezeli rakibe gitmek için kariyerini dahi yok etmeyi göze alması bu yanlışı körüklemektedir.

 

Yani Mehmet Ekici transferinde, Trabzonspor’u suçlayanlar önce aynaya bakmalıdır. Ve bu düşünceye sahip olanlar da şunu iyi bilmelidir ki: Yapılan sözleşmeler sadece oyuncuları değil, kulüpleri de korur. Belli bir yıl için yapılan sözleşme süresinde hiç kimse ‘ben gidiyorum’ diyemez. Ancak kulüp izin verdiği takdirde, bu gitmenin bir bedeli olur ve o bedel de ödendikten sonra isteyen istediği gibi gidebilir; kulüplerin sözleşmesi devam eden bir oyuncuyu göndermek istediklerinde oyuncuya bir bedel ödemeleri gibi… Zaten Trabzonspor her şeye rağmen Mehmet Ekici’yi takas ile gönderebileceğini söyledi ama Fenerbahçe kendi oyuncusu olan Aatif Chahechouhe ikna edemedi ve bunun üzerine Trabzonspor da doğal olarak çıkarları gereği takastan vazgeçti. Göründüğü gibi Trabzonspor aslında Mehmet Ekici’ye yine de tolerans gösterdi ve kulüp çıkarlarına göre yardımcı olmak istedi.

 

Bu gelişmelerin ardından da Mehmet Ekici, sözleşmesi devam ettiği halde karşılığını almasına rağmen psikolojik olarak Trabzonspor’u kafasında bitirdi. Bunun üzerine de yönetim haklı olarak takımına karşı aidiyet duygusunu kaybeden oyuncuyu olması gerektiği gibi kadro dışı bıraktı. Yani hiçbir şekilde oyuncuya herhangi bir yanlış yapmadı ve kulübün çıkarlarını korudu.

 

Hakan Çalhanoğlu olayına bakınca da bu durumun Mehmet Ekici transferinden farklı bir yanı yok. Trabzonspor, oyuncuya güveniyor ve bir bedel ödeyerek imza attırıyor. Ancak oyuncu bu imzayı hiçe sayarak başka bir takıma imza atıyor. Haliyle Trabzonspor, belki başka bir oyuncuyu alacakken al(a)mıyor ve mağdur oluyor. Üstelik ödemiş olduğu para da oyuncu ile uçup gidiyor. Durum böyle olunca da Trabzonspor, olması gerekeni yapıyor ve hukuka başvuruyor. Sonunda da haklı olduğu davayı tescilliyor.

 

Devamında da Trabzonspor, diğer takım taraftarları tarafından hakarete uğruyor. Ne yani, Trabzonspor hakkını aramasaydı mı? Sizin takımınız olsa es geçin der miydiniz? Kesinlikle demezdiniz… Siz ki kulüplerinizin bunca haksızlığına göz yumuyorsunuz; asla ama asla çıkarınız için haklı, olduğunuz hiçbir davaya göz yummazdınız! Ama Trabzonspor’dan göz yummasını, oralı olmamasını ‘hakaret ederek’ bekliyorsunuz.

 

Neymiş: ‘’Milli takım zarar görürmüş.’’ Milli takım neden zarar görsün? Zaten transferde etik dışı davranan, sporcu ahlakına uzak olan oyuncuların Milli Takım’da olmaması gerekmiyor mu? Milli Takım bir ülkeyi temsil ediyorsa, Milli Takımda oynayan oyuncuda yetenek dışında bazı özellikleri de aramak gerekmez mi? O yüzden Trabzonspor’u zerre suçlayamazsınız! Hatta başarılı olalım diye Milli Takımda böyle oyuncuların kadroda yer alması için baskı yapamazsınız…

Ama yaparsanız da siz bilirsiniz. Çünkü her şeye rağmen Trabzonspor bu ülkenin futboluna adaleti getirecek ve o suçladığınız tertemiz kulüp, ülke futbolunun kazandığı başarıların baş mimarı olacak!