Transfer Döneminin Yıldızları

Malum yine bir transfer döneminin tam ortasındayız.  Futbol piyasasının en cancanlı dönemleri bu dönemler. Yıllar geçer, takımlar değişir, futbolcular değişir, teknoloji değişir ama transfer dönemlerinde bazıları vardır ki hiç değişmezler. Her daim transfer dönemlerinin yıldızıdırlar. İbretliktirler, seyirliktirler ve yazılmaya değerdirler. Başlayalım

Acar Muhabirler : Transfer dönemlerinin en revaçta ve en gözde adamlarıdırlar. Yönetimin attığı her adımı bildikleri yetmezmiş gibi, transfer düşünülen oyuncu hakkında da deniz derya bilgi sahibidirler. İlk haberi her zaman onlar verirler, futbolcunun teyzesine kadar ailevi bütün meseleleri haber bekleyen futbol seyircisine sızdırmaktan bir adım bile geri durmazlar. Onlar sadece ama sadece doğruyu yazarlar. Yaptıkları haber gerçekleşmezse onların değil futbolcuların hayvanlığıdır ya da yönetimlerin hatasıdır.

Yönetimden Tanıdığı Olanlar: Acar muhabirler kadar olmasa da özellikle transfer dönemlerinde adeta bir kardelen çiçeği gibi açarlar. Çok mühim meziyetleri vardır. Telefon kullanabilirler. Böylece yönetim kurulunda olan herhangi birisinin amcasının oğlu ile rahatlıkla görüşebilirler ve en mahrem haberlerin gerçek yüzünü öğrenirler. Öğrendikleri yetmezmiş gibi,  transfersizlikten bitap düşmüş taraftarı ayağa kaldırmak için o bilgileri paylaşmaktan da çekinmezler. Yönetimden tanıdığı olanlar en en asil duyguların insanıdırlar.

En İnce Ayrıntısına Kadar Düşünen Yöneticiler : Bir nevi girdaptırlar. Gösterirler ama vermezler. Açıklarlar ama kapalı bırakırlar. Girişimcidirler ama çekinirler. Kulübün bir kuruşunu heba etmemek için bütün değişkenleri hesaplarlar. En klasik açıklamaları “Bizim takımda transfer dönemi 12 aydır, gelecek yıllar için de araştırmalarımız sürüyor”dur. Bayılırım bu açıklamalara. Alınan futbolcu fayda verirse muhakkak o transferin altında onun imzası vardır. Faydasız futbolcuyu kimin transfer ettiği ise tarihler boyunca sır olarak kalacaktır. Allah onları başımızdan eksik etmesindir.

O Futbolcuyu Çok Beğenen Hocalar; Israrcıdırlar. Takımı şaha kaldıracak formülü bulmuşlardır. Dedikleri yapılsa var ya. Piyuv… O futbolcuyu çok beğenirler, mutlaka takımda görmek isterler, hatta futbolcu ile telefon görüşmesi de yaparlar. Gerekirse futbolcunun eşini de ikna ederler. Ama hiç kimse anlamaz onları. Nasıl oluyorsa artık hep istemedikleri futbolcular gelir. O istememiştir, yönetim de almamıştır zaten. Ama bir sonraki transfer döneminde ipler artık onun elinde olacaktır. Baksanıza transfer edilen 10 futbolcudan en fayda veren 2 futbolcuyu o istemiştir zaten. 10 futbolcunun, 10’unu da o aldırsa var ya…

Her Devrin Adamları; Bunlar kadar mutlu, bunlar kadar müreffeh bunlar kadar teraziyle kefesi denk olan adamlar az bulunur. Ne olursa olsun sevinirler, ne olursa olsun desteklerler ve ne olursa olsun muhakkak en iyi yönü görürler. Bir nevi futbol gurusudurlar. Fedakardırlar. Eski yönetimlerin en nefret ettiği, yeni yönetimlerin en çok sevdiği adamlar da bunlardır. Hayat görüşleri “Madem ki şimdi onun devri, o zaman ondan daha iyisi yok”tur. Tutarlıdırlar ve bu hayat görüşlerinden asla sapmazlar.

Kap Bekleyenler : Devir değişti. Artık transferin resmileşmesi demek KAP demek. KAP’ta  transferle görüşülmeye başlandığının açıklanması ve sonrasında da anlaşma sağlandığının duyurulması şart. İşte bu ahval ve şerait içerisinde transferin son resmi onay makamı artık KAP. KAP bekleyenler özellikle transfer dönemlerinde oldukça huzursuzdurlar, avını arayan bir aslan grubu kadar atılgan, su kenarında su içen bir ceylan kadar tedirgin, avın sonucunu yukardan dikkatli gözlerle izleyen bir akbaba kadar da meraklıdırlar aynı zamanda. Onları mutlu edebilecek tek şey KAP bildirimleridir. Kap bildiriminin içeriği, sonuçları, mevcut durum hiç umurlarında değildir. Bilirler ki en fazla KAP bildirimi gören taraftar en mutlu taraftardır.

Havaalanı Tayfası / Atkı Tayfası : Transfer düğümünün son boğumunda olan gruptur. Diğer bütün değişkenler üzerine düşeni yaptıktan sonra meydan onlarındır. Özenle ütülenen atkılar çıkarılır, müthiş bir organizasyonla tayfa toplanır, uçağa iniş izni verilir, kuleye akıllı ol ihtarı ulaştırılır ve futbolcu karşılanır. Sonrası bayram yeridir. Atkılar takılır, coşkunun büyüklüğüne göre futbolcu omuzlara alınır, bazen futbolcuya el ense çekilir ama o fotoğrafa mutlaka girilir. Bu tayfanın daha profesyonel olanlarına göre muhakkak ki “En Büyük Başkan O Başkan”dır. Ancak talihsiz bir korelasyonla  her seferinde yüz yüze kalır bu tayfa. Karşılamada ne kadar kalabalık varsa futbolcunun verimi de o kadar düşüktür. Eee onu da onlar mı düşünsündür yani.