Kemal Onur ve Davası İçin

Kanser, bugün yine canımızı aldı. Dört yıldır kanser ile mücadele eden kardeşimiz Kemal Onur, abisi Kazım Koyuncu’nun yanına gitti. Gittiklerinde ise Trabzonspor’un hiçbir başarısı onları mutlu etmedi. Çünkü Trabzonspor, sahada rakiplerinin dışında bir de sistem ile mücadele ediyordu. 

Yüreği büyük bu Trabzonsporluları ise Trabzonspor’un sportif başarılarından çok sisteme karşı elde ettiği galibiyetler ilgilendiriyordu. Onlar da bu bozuk düzen ile gönül verdikleri takımın yanında mücadele etti. Ama ömürleri Trabzonspor’un bu kadar haksızlığa uğramasına yetmedi…

Kemal Onur’un, Kazım Abisi ‘şarkılarla geçti aramızdan’... Güçlülerin adaletsizliğine boyun eğmeyerek bu dünyaya ‘’hayde!’’ dedi ve İlahi adaletin sağlanacağı yerde bekliyor hepimizi (!)

Kazım Abisi, kaderi kendisi ile aynı olan kardeşi Kemal Onur’a devretti, büyük Trabzonsporluluk duruşunu. Kemal Onur da bu unvanın hakkını sonuna kadar verdi. Son yolculuğuna kadar da ‘’bordo-mavi’’ dedi. Küçük bedenini, vücudundaki virüsten çok gönül verdiği takımın haklarının gasp edilmesi eritti.

Trabzonspor, onun her şeyiydi. Bir gün Trabzonspor’un çalınan emeklerinin karşılığını alınacağına inanıyordu. Takımının haklarına sahip çıkacak kimse olmasa da arkasında dağ gibi İbrahim Amcası vardı, o kırmazdı Kemal Onur’u. ‘’Sakın davamızı bırakma İbrahim Amca!’’ diye seslendi, hasta yatağından. İbrahim Amcası, kırar mıydı hiç Kemal Onur’u? Kemal Onur ve arkadaşlarının sevinçlerini çalanlara inat gecesini gündüzüne katmıştı zaten. Ama Kemal Onur’a: ‘’Onur, sana söz veriyorum İbrahim Amcan bir kişi de kalsa davamızı bırakmayacak’’ diyerek yine de söz vermişti.

Kemal Onur, güveniyordu İbrahim Amcasına; bir gün ona sürpriz yapacak ve hak ettiği kupasını getirecekti… O yüzden başka hayaller kurmalıydı. Kurdu da… Bir gün yakalandığı amansız hastalıktan kurtulup, abisi Kaptan Onur ile ona şampiyonluk sevinci yaşatan hocası Şenol Güneş’in adının verildiği stadyumun çimlerine basıp, tribünleri selamlamak istiyordu. Ama bu hayalinin gerçekleşmesine ne sağlığı elverdi ne de ömrü yetti. Kanser, yüreğimizden Kazım Abisi gibi Kemal Onur’umuzu da kopartmıştı.

Peki, sevdiklerimizi mağlup eden kanser hayallerimizi de yenebilir miydi? Yenemezdi tabii ki… Kemal Onur’un küçücük bedenini gözümüzün önünde günden güne eriten kanser, onun kurduğu dev gibi hayalleri de eritmemeli. Kaptan Onur, Şenol Güneş Stadyumu’nda oynanacak olan ilk maça Kemal Onur’un fotoğrafı ile çıkmalı, tribünlerde ki abilerini ablalarını selamlamalı…

Bu selamlama yeter mi? Yetmez tabii ki… Kemal Onur, göçüp gitmemeli bu dünyadan! Yaşıtlarına ve kendinden sonra doğacak olan çocuklara, bir çocuk parkında; ya salıncakta ya da kaydırakta anlatmalı Trabzonspor’un davasını, İbrahim Amcasının kendisine verdiği sözü…  Kurduğu ‘bordo-mavi hayallere’ dâhil etmeli arkadaşlarını. Bu emeğini de kendi adının verildiği bordo mavi bir çocuk parkında, yani ‘Kemal Onur Çocuk Parkı’nda vermeli. Trabzonspor gönül vermiş abileri ve ablaları da Kemal Onur’un bu emeğine destek olmak için; onun adını ölümsüzleştirecek ve diğer çocukların hayallerini özgürleştireceği bir Kemal Onur Çocuk Parkı’nı, Şenol Güneş Spor Kompleksi’ne kazandırmalı.