Olmadığın Fotoğraftan Utanmak

Demogoji yaparak başlamayacağım. Herkes çeşitli sebeplerden ötürü, futbol ile ilgilendiği sürece, kendine göre bir takıma gönül vermiştir. Bana göre maalesef bu arkadaşlar yanlış yere gönül vermiştir lakin bana düşen bunu sorgulamak yerine ve bize düşen (bir futbol sever olarak), futbolu komple sever olarak, "sadece Trabzonspor'u seven" olmayarak, her farklı renge gerçek anlamda saygı duyup, iletişim kurabilmektir. Neden bana göre yanlış diyorum önce biraz bunu açıklayayım:


Futbolu ben yaşadığım şehirle birlikte nefes alan bir duygu olarak tanımlar ve bütünleştiririm ve bu yüzden yaşadığım veya doğduğum şehre vefa gibi addederim. Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş diye şehirlerimiz olmadığına göre benim futbol anlayışıma bu takımları tutmanın ters olduğunu belirteyim keza bu Gençlerbirliği gibi takımlar içinde benim nezdimde terstir ve aynıdır.
Benim şehrimde yaşayan ve muhtemelen öğrenci olan, başka başka şehirlerden gelen, geldiği şehrin takımını tutmasa bile benimle futbolun içinde ortak bir noktaya gönül vermiş, bir şeylere umut bağlamış, heyecanı ve stresi kendince kovalayan bu arkadaşların tuttuğu takıma saygı göstermesem de tercihlerini, futbolu sevmelerinden ötürü hazmedebilirim fakat "yüzümüz görünürse şehirde bizi döverler." bilinçaltını hazmedemem.

Ben bu değilim, şehrim de bu olmamalı fakat evet muhtemelen ve maalesef vardıkları yargı doğru da olsa "en azından" ben bu değilim. Yüzünüz görünse de sizi şehirde veya üniversitelerin kampüslerinde köşe bucak aramayacak, sizleri dövmek için ağzımdan salyalar akıtarak 5-10 kişilik gruplarla dolaşmayacağım ama bir endişeden ötürü de bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
Kimileri gün sayıyor… Neye gün sayıyor? Hrant Dink cinayetinin kaç gündür aydınlığa kavuşmadığından, Rahip Santoro cinayetine varıncaya kadar gün sayıyor.
"Bu şehir işte budur" demek için, çok övündüğünüz, delikanlılığına toz kondurmadığınız, "adamlığını" anlata anlata bitiremediğiniz Trabzon'un insanı işte budur demek için gün sayıyor. Biz de şehrin mensupları olarak evelallah ellerine fırsat vermekten kendimizi alıkoyamıyoruz. (!)
Gün sayıyorlar… Ne için? Fenerbahçe otobüsünü kurşunlayanların kaç gündür bulunamadığını, derin devlet eliyle Fenerbahçe otobüsünü kurşunlayan içi nefret dolu Trabzonsporluların bu sefer devlet eliyle korunduğunu ispatlamak için gün sayıyorlar. Ülkeyi sürükleyen konjonktür senden her şekilde koz almaya çalışırken maaşallah biz de boş durmuyor son 3-5 yıldır istenilen algıyı yaratıyoruz, yarattık.
Kırmızı montlu çocuk... Ne kazandın? Daha bugün 27 Kasım günü bile hakkını gasp ediyorlar saha içinde. Atılan yumruğa "oh" demen bugün sana fayda sağladı mı dön bir bak? Hanene çizilmiş bir çizgi daha var geriye dönüp baktığında.
Ben bu gençlerle kol kola fotoğraf çekilmekten yana olan anlayışın da karşısındayım, gebertin şunları anlayışının da karşısındayım. Futbol bu, biz bu renklere gönül vermiş insanlarız ama aynı zamanda aklı başında olması gereken insanlarız da. Bizim sözümüz sahanın içinde olmalıdır. En büyük tokat da odur, en anlamlı çekilen fotoğraf da o.
Ülke olarak ve şehir olarak, futbolu alakasız mecralara teslim etmiş bir milletin ferdi olarak, kendi mahallemizi savunamadıktan sonra (ki bu savunma olayını bulduğu her yerde Fenerbahçe'ye küfretmekten öteye taşıyamayan bir camia olarak) o veya bu sebepten ötürü o renklere gönül vermiş kişileri dövmek bizleri haklı çıkartmayacak. Yine birileri ellerini ovuşturacak "oh oh görün işte bunlar böyle" diyecek.
Peki şimdi diyeceksiniz ki "biz buyuz kardeşim ne var yani şehirde formayla mı dolaşsınlar takımlarını mı karşılasınlar. Bu şehrin bekâreti budur(!) bunu mu bozduralım?" diyeceksiniz ama bunu düşünmek için doğru yerde değilsiniz. Bu düşünce zincirin son halkası. Halkalar birbirine eklene eklene gelmiş ortaya bir zincir çıkmış ve diyorsun ki zincir aslında yoktur. Kusura bakmayın ama zinciri boğazımıza dolamışlar. Böyle böyle dolamışlar. Bugün bu yazıyı okuyan herhangi birisini sokakta dövseler de tuttuğu takımdan vazgeçmez. O zaman bu akılsızlık neden yaratıldı? Neden akıl üretemedik? Neden sevdamızın her şeyini teslim ettik de çözümü sadece son halkayı döverek bulmaya çalıştık, çalışıyoruz?
Ben bu fotoğraftan utanıyorum. O gençler yüzleri açık bir şekilde desteklediklerini takımın futbolcusu ile fotoğraf çekilebilmeliydiler çünkü bizim kavgamız o fotoğraftaki gençlerle değil. Bu şehirde "yeeaaa formayla dolaşabiliyoruz" zevki yaşatmak yerine formayla gezmeye utanacak konuma getireceksin veya getirecektin.