Özevlatlar! Size Sesleniyorum; Gidin!

Bu yazının hedefi Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş, Zeki Yavru ve Yusuf Erdoğan’dır. Yani Trabzonspor’un özevlatları. Özevlat demişken, bu terimin bazıları tarafından övgü anlamında, bazıları tarafından da yergi anlamında kullanıldığını not düşelim.

Size sesleniyorum, özevlatlar!

Siz de, çevreniz de, akıl veren ağabeyleriniz de esasında Trabzonspor forması için vasat oyuncular olduğunuzu biliyorlardır, muhakkak. Lütfen bunu hakaret olarak algılamayın. Zira Trabzonspor’da forma giymiş ve hala forma giyen yüzlerce vasat oyuncudan birisiniz nihayetinde ve üst düzey bir futbolcu olmamanız sizin suçunuz değil. Sonuçta yetenek doğuştan gelir ve üzerine çalışırsanız parlar. Doğuştan gelmediğine göre, yapacak çok fazla bir şey yok. Üstelik çalışmadığınız da malum. Yine hakaret olarak algılamayın yeteneksiz ve çalışmayan yüzlerce oyuncu geldi Trabzonspor’a ve siz de bunlardan birisiniz nihayetinde.

Peki niye yazıyorum bu yazıyı size?

Futbol yeteneğinizin üst düzey olmadığını, futbol aklınızın da işe yarayacak kadar yüksek olmadığını düşünüyorum ama sosyal zeka konusunda nasıl bu kadar gerilerdesiniz anlamıyorum. Zira, yine siz de, ben de çok iyi biliyoruz ki; işler kötü gittiğinde ilk sarılacak adamlar sizsiniz. Tepki göreceğiniz malum, tepki görmemek gibi bir durum yok. Hata yapmamanız, yenilen gole sebebiyet vermemeniz, ya da kötü oynamamanız mümkün değil. Diğer oyuncular gibi. Dolayısıyla hep bir baskı ve hep bir tepki ile karşılaşacaksınız. Baskıyı kaldıramayacaksınız, bariz. Baskıyı kaldıramayınca daha da bocalayacaksınız. Siz bocaladıkca, bocalayan yönetim, bocalayan hoca ve bocalayan diğer vasat futbolcuların suçu örtülecek, yine size patlayacak.

Allah Aşkına hiç mi düşünemediniz bunları? Sebep para mı? Sizin yeni kontratlarınızla aldığınız parayı, diğer takımlarda da kazanacağınız malum. Yani ekonomik olarak da zarar da olmayacaksınız. İstemiyorlar mı sizi? Bunun cevabı da hayır. Kayserispor’un, Rizespor’un, Osmanlıspor’un sizleri çok istediğini hepimiz biliyoruz.  Peki o halde neden bu kadar ısrar?

Bakın, açık açık anlatayım. Trabzonspor’a zarar veriyorsunuz.

Siz olduğunuz sürece, asıl suçlu hep siz olacaksınız.

Yönetimin hataları, hocaların hataları, diğer vasatların hataları görülmeyecek. Görülmediği sürece de aynı hatalar yapılmaya devam edilecek.

Siz olduğunuz sürece 24 kişilik kadronun performansı değil de sizin performansınız konuşulacak.

Siz olduğunuz sürece 3 yıl içinde yapılan 40 transferin yarattığı yıkım konuşulmayacak, siz konuşulacaksınız.

Siz olduğunuz sürece sizin aldığınız paralar konuşulacak, diğerlerinin değil.

Siz olduğunuz sürece, sahada da hata yapmaya devam edeceksiniz, saha dışında yapılan hataları da kamufle etmeye devam edeceksiniz.

Gidin. Devre arasına çok süre kalmadı. Gidin. Geleceğinizi başka takımlarda arayın. Muhakkak bulursunuz. Bu ligin kalitesi zaten belli.

Gitmediğiniz ve takımda kaldığınız her an bize zarar vereceksiniz.

Sizin yüzünüzden asla takımın gerçek sorunlarını konuşamayacağız.

Gerçekle yüzleşmemizi engelliyorsunuz ve bunun nasıl sonuçlar doğuracağını bilmiyorsunuz.

Gitmek, akıllı adamların işidir.