Genelleye Genelleye Bi Hal Olanlar

4 Nisan’da, Fenerbahçe otobüsünün Trabzon il sınırı içerisinde kurşunlanması, pusuda bekleyen bir kesimi anında harekete geçirdi. Trabzon şehrine ve Karadeniz’e yıllardır fıkralar ve hamsi üzerinden aşağılama, küçük görme saldırısı başlatan bu güruh bu fırsatı kaçıramazdı haliyle. Ne de olsa rahip ve Dink cinayetlerini işleyenler de Trabzonluydu ve gün bunu değerlendirme günüydü şüphesiz.

Elbette böylesine bir kurşunlama ile cana kastetme olayı asla kabul edilemez fakat henüz ortada olayı kimin yaptığı belli değil iken inanılmaz ırkçı, elitist, aşağılayıcı cümleler gördük ki sosyal medyada, acı acı gülmekten kendimizi alamadık. Bu gibi cümleler sadece fanatik, eğitim seviyesi belli düzeyde olan futbol taraftarından çıksa inanın gam yemeyeceğiz ama ortada entellektüel diye geçinen hatta sosyal demokrat imajı ile her yerde özgürlükçü mesajlar yayan kişiler vardı. Ama daha sonra aynı kişilerin konu tuttukları takım olduğunda ayan beyan ortada kanıtlanmış olan şikeyi reddedip, kendilerine kulübe kumpas kurulduğuna inandıran başkanlarının peşinden gittiklerini hatırladıkça çok da şaşırmadık haliyle.

Evet! Kurşun Trabzon il sınırı içerisinde sıkılmıştı fakat bu tip toplu ölüme teşebbüs hareketi asla ve asla bir futbol taraftarı hareketi olamaz. Olsaydı şikedeki adaletsizliğin en yoğun yaşandığı son 4 yıl içerisinde olurdu herhalde diye düşünüyorum. Bir taraftar en fazla taş atar ya da 3 sene önce Fenerbahçe taraftarının yaptığı gibi benzinlik yanında araba yakar ya da Beşiktaş taraftarının yıllarca önce yaptığı gibi elinde palalarla kahvehaneyi basardı ama kurşunlama değil. Ortada son derece ustaca kurulmuş bir pusu var. Seçim öncesi ülkede çıkacak kaostan anarşiden faydalanmaya çalışacak güçlerin bu hareketleri zamanlama açısından ve seçilen yer açısından son derece manidar.

En olumsuz haliyle düşünelim ve diyelim ki kurşunu gerçekten de bu şike sürecindeki adaletsizlikten bunalmış, kendi takımına hastalık derecesinde bağlı bir taraftar sıktı. Eee? Bu şehri ve takımı linç etmek, en doğal hakkı mı olacak karşı tarafta ellerini ovuşturarak klavye başında bekleyenlerin? Pontusluktan girip "hamsi beyin"den çıkmalarını sükunetle mi karşılayacağız? ( bu arada asla Pontusluk ve hamsiyi hakaret olarak görmem )  Bir kişinin yaptığını genele bağlamayı sevenlere davetiye mi çıkaracağız susarak? Asla, hiçbir topluluk, hiçbir şehir ya da ırk, bir kişinin ya da bir grubun yaptıkları ile yargılanamaz ve haklarında alçakça genellemeler yapılamaz.

Genelleme yapılarak linç edilmeye çalışılan Trabzonspor taraftarına da bir kaç söz söylemek gerekiyor. Şike davasından sonra Eskişehir, Sivas gibi şehirlere inanılmaz bir şekilde şu anki linç grubunun yaptığı gibi haksızca saldırı oldu. İki üç tane şikeci yüzünden koskoca Eskişehir camiasına “Satılmış Şehir” bestesi yapmıştı Trabzonspor taraftarı, üstelik Eskişehir camiası bu kişilerle ilişkilerini sert bir şekilde kopardığı halde devam edildi bu tezahürata.

Bunlar da unutulmamalı, özeleştiri yapılabilmeli. Belki o zaman birbirimizi daha iyi anlar, adaletin gerekliliğini sadece kendimize haksızlık yapıldığında değil herkese yapıldığında seslice dillendirmemiz gerektiğini görebiliriz.