Sıcak Gündem (277)

Evdeyim. Trabzonspor'un maçına yarım saat var. Bir on yıl öncesi olsa yerimde duramayacağım dakikalar bunlar. Fakat yıllar içinde çok şeyler yaşanmış, köprünün altından türlü sular akmış. Ben Trabzonspor'u ve futbol seyirciliğini terk edeli dört yıl olmuş. Dört yıl süresince bir şampiyonlar ligi maçı dahi seyretmemişim. Bu maçı da seyretmemeye karar veriyorum.

Bundan tam 63 yıl önce yazılmasına rağmen hala daha geçerliliğini koruyan nefis bir analiz. 

Bir futbol yazısı, bir futbol analizi değil sadece, toplum analizi demek daha doğru olur belki... Demek ki o dönemlerde de durum farklı değilmiş diye düşünebilir kimileri ama; artık iyice futbol gündemi ile iyice uyutulan hatta hiçbir şeye tepki vermeyip sadece galibiyet ve mağlubiyet için sokaklara dökülen, kavgalar eden, birbirlerini öldürmekten çekinmeyen nesiller yetişti bilhassa seksenler sonrası.. Halbuki Uruguay'ın futboldaki başarısı ile iktisadi durumu arasındaki bağlantı ile insanların futbol mağlubiyetine olan üzüntüsünün lüzumsuzluğunu gayet güzel ifade eden sayın Ecevit'in şu satırları her kesime çocukluktan işlenmeliydi memlekette...

Yağmurun ıslattığı saçlarından akan suların, gözyaşlarına karıştığı zamanları hatırla. Ağladığını,
öfkenin içini kemirdiğini, yıldığını…

Asfalt yollarda geçirdiğin uykusuz geceleri hatırla. Uykusuzluğu yoldaş yaptığını.Koltuğa yığılıp kaldığını hatırla…

Kadim çağın efsanelerini dinlermiş gibi dinlediğin şampiyonluk öykülerini, kadim çağdan bir efsane anlatırmış gibi anlatmış olduğun şampiyonluk öykülerini, o günlere zamanının uzaklığını hatırla…

CAS 27 Mart 2017 günü açıkladığı kararla, Trabzonspor’un başvurusunu reddettiğini bildirdi.

Sayfa 1 / 70